
Beymen için kopartılan tantanayı oldum olası hiç anlayamamışımdır. Benzer hislerle, Beymen'e bağlı olarak İstinye Park'ta açılan
Bej adlı lokanta için de aynı şeyi söyleyebilirim. Masa'dan, Bistro'dan, Clementine'den farkı çok mudur? Yemekleri köşe bucak birbiri ardına açılan House Cafe'den, Kitchenette'ten iyi midir? Ortamı Delicatessen'den güzel midir? Beymen'le omuz teması içinde olması yeterli midir cakasına?
Bej'e gittim, gördüm, yedim, ödedim. Ne buldum?
Çok pişmiş bir somon balığı buldum. Çiğnerken yoran bir külbastıyla karşılaştım. Yemekler çok geç geldiği için, uzun süre lekeli masayı ve çatal bıçağımı seyrettim.
Sonra da Şekil 1 A'da görüntülenen faturayı ödedim.
Her ne kadar bej benim dünyamın renk skalasında yer almasa da, Bej'in bej renkli dekorasyonu oldukça zevkli. Garsonlar iyi niyetli ama yetersiz. Yemekler alelade. Fiyatlar sunulan yemeklere göre yüksek, lokantanın cakasına kıyasla düşük.

Kötülemek değil amacım. Ama içimden
Bej'i yakalayıp, havalandığı yerden aşağıya indirmek, ayaklarını yere değdirmek geliyor. Bu kadar lokantanın açıldığı bir şehirde, artık kazan kaynıyor. İyisini kötüsünü görüyoruz, tadıyoruz. Olduğundan fazlasını vaat etmenin faydası yok.
Söylenecek bir tek şey var: "
Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz".
Bayan Bal Şeker
20/04/2010