17 Aralık 2010 Cuma

Kadınların Kantin'i

Geçtiğimiz hafta, Nişantaşı'nda telaş ve endişe içinde savrulduğumuz bir gün, tutturdum Kantin'de yemek yemek istiyorum diye.



Bay Afiyet "gel şurda hemen çabucak bir tost yiyelim" dedi kanmadım. "Hadi Güzelbahçe lokantasında tencere yemeği yiyelim" dedi, direndim. Tutturdum Kantin de Kantin diye. Kadının fendi erkeği yine yendi tabi, gittik.

Kantin Nişantaşı'lı kadınların buluşma noktası, ortak tutkusu. O gün de içeri bir girdik, sanki kadınlar matinesi! Bay Afiyet uzunca bir süre içerideki yegane erkek müşteriydi.



Niye kadınlar burayı bu kadar çok beğeniyor diye düşündüm durdum yemek boyunca.

Mısır ekmeği üstünde hazırolda duran hamsilerin intizamı mı cezbediyor kadınları?

Pizza yiyormuş hissi veren, ama çok daha az kalorili olan çıtırlar mı hoşa gidiyor?

Yoksa Hale, Jale, Topağacı'ndan bütün mahalle mi görmeye geliniyor?

Bunların hepsi olabilir nedeni: Yemekler çok zarif sunuluyor. Lezzet düşünülürken, yemeğin sağlığı göz ardı edilmiyor. Ağzınıza attığınız her lokmanın kalçanıza yapışacağı endişesini taşımıyorsunuz. Ayrıca gerçekten de Hale, Jale, Lale ve tüm mahalle oradalar!



Bir de lokantanın alt katında, küçük zevkli lokmalar tasarlayıp sattıkları bir dükkanları var. Girdiğimde, İçimden tüm kaselere parmaklarımla dalmak, her bir tatlıdan bir ısırık almak geliyor.



Bay Afiyet alt kattaki dükkanın fikrini çok beğenmekle beraber, yediklerine öyle çok fazla bayılmadı; bense herzamanki gibi bayıldım.



Hesabı ben ödedim, bunun üzerine Bay Afiyet de burayı tutturmuş olduğumdan dolayı çok laf etmedi.

Bayan Bal Şeker
17/12/2010

1 yorum:

musing in istanbul dedi ki...

Bay Afiyet'in kalcalari ile ilgili bir kaygisi yok, tabi :) Kantin'e ben de Deno da bayiliyoruz. Tum dediklerine katiliyoruz. Ayrica masadaki guzel cicek aranjmanini da takdir ediyoruz :)

Related Posts with Thumbnails