14 Ağustos 2010 Cumartesi

Italya'da beşinci element

İtalya’yı görmeye karar veren pek çok kişi batmadan önce görmek kaygısıyla Venedik’e, olmazsa olmaz diye Roma’ya, Floransa’ya, ya da Prada sevdasına Milano’ya gider.

Oysa nasıl ülkemize gelen bir turistin İstanbul, Efes ve Kapadokya’yı görmesi bizleri tanımasına yetmiyecegi gibi, İtalya’yı anlayabilmek için de bu dört, beş meşhur şehirin dışına çıkmak lazım.


Bologna’nın güneyinde, Floransa’nın kuzeyinde yer alan, Italyanlar’ın bile unuttuğu küçücük bir kasaba olan Modigliana’ya gittim. Modigliana nüfusu 4500 civarında olan küçük bir kasaba. Her yerde kiwi ağaçları ve üzüm bağları var.

Fakat biliyorsunuz bu blogda “gezdiklerimiz gördüklerimiz bize kalsın, biz size yediklerimizden, içtiklerimizden bahsedelim” diyoruz. O nedenle size Modigliana’nın en güzel lokantasından bahsetmek ve sizi İtalya’yı keşfetmek için anayoldan sapmaya teşvik etmek istiyorum.



Il Borghetto di Brola pansiyon ve lokanta olarak işletilmeye başlanmış eski bir çiflik evi. Pansiyonun sahipleri avukat bir çift. Burayı ilk alıp, renove etmeye başladıklarında, kendileri için bir emeklilik projesi olarak hayal etmişler. Avukatlığı bir türlü bırakamamışlar ama Borghetto di Brola da bu esnada dört dörtlük işlemeye balşlamış. Böylelikle bırakın emekliliği, gece gündüz çalışır olmuşlar.

Borghetto di Brola’ya varır varmaz, bizi sofraya buyur ettiler. Enfes bir manzara karşısında, şarküteri ve peynir tabağını silip süpürürken bir yandan da, pansiyonu çevreleyen arazide yetiştirdikleri üzümlerden yaptıkları şaraplarını tattık.

Frasole, Fracielo, Fravento, Frabosco diye adlandırdıkları dört farklı şarabı tadarken (güneş, gökyüzü, rüzgar, orman) bir süre sonra beşinci elementin de damağınız olduğunu hissetmeye başladık.


Akşam yemeğinde hayatımda yedigim en guzel “tagliata” lardan birini yedim (ince dilimlenmiş, ızgara dana et). Yerken aldığım zevkten dolayı, kendimden geçmişim blogu filan unutmuşum, fotoğraf çekemedim.

Öğle yemeğinden sonra, temizlenip akşam yemeği için hazırlanmış mutfağa daldım. Sanırsınız ki yeni bir mutfak, daha içinde su bile kaynatılmamış!


Odalar, pratik, elegan ve rahat; lokanta havadar ve rahat. Yemekler çok leziz, şaraplar enfes! Ayaklarınızı dibinde küçük Modigliana şehri, etrafta üzüm bağları: Italya’yı gerçekten tanımaya başladığınız noktadasınız.


Bologna ya THY ile 1 saat 45 dakikada uçuluyor. Araba kiralayarak 1 saat içinde kendinizi bu cennet yerde bulabilirsiniz. Yiyin için, bağlarda gezinin. Beşinci element olun. Sıkıldınız mı, ver elini deniz, sıkıldınız mı, ver elini Bologna, o da mı bitti, artık İstanbul’a dönün.

Mutlu tatiller

Bay Afiyet

14/8/2010

2 yorum:

Elif uyurken dedi ki...

merhabalar , bizde eylül sonunda bologna ya gideceğiz ailece. bu öneriniz çok iyi oldu bizde deneriz. fiyatları konusunda da kısa bir bilgi verirmisiniz ?

Bay Afiyet ve Bayan Bal Şeker dedi ki...

Şaraplar 15 euro civarındaydı. Akşam yemeğinde kişi başı 25-30 euro kadar verdik. Doyasıya, keyifle yediğimizi belirtmeliyim. Konaklama için fiyatları da http://www.borghettodibrola.com/ 'da bulabilirsiniz.

Related Posts with Thumbnails