7 Haziran 2010 Pazartesi

Murtuğa, kavut ve arkadaşları Cihangir'de

Gidebilirseniz Van'a gidin. Orada Kahvaltı Sokağı'nda sıram sıram dizilmiş yerlerde kahvaltının alasını edebilirsiniz. Murtuğa, kavut, süt kaymağı, yayık tereyağı, jaji, otlu peynir... "Nerden gidicem şimdi ben Van'a, işim gücüm var burada" diyorsanız, o zaman Istanbul gibi bir şehirde yaşıyor olmanın nimetlerinden faydalanın ve ayağınıza gelen fırsatı değerlendirin. Bir haftasonu Cihangir’deki Van Kahvaltı Evi’nde kahvaltının kralını deneyin.


Biz, çocukları satmayı başardığımız bir cumartesi sabahı, İstanbul’un bir ucundaki evimizden kalkıp, Cihangir’e kahvaltı etmeye gidelim dedik. Tamamen tesadüf eseri; biraz etraf ana baba günü olduğundan, biraz eşim yarı Van’lı olduğundan, biraz da benim otlu peynir merakımdan, Defterdar Yokuşu’nun başında yer alan Van Kahvaltı Evi’ne giriverdik.



Buraların amatörü olarak, dışarda yer bulamadık. Mutfağa ve kasaya en yakın ve tek boş olan masaya oturmak zorunda kaldık. İlk başta herkes dışarda güneşlenirken içeriye girmiş olmaktan dolayı şikayet etsem de, mutfağa yakın konumumuzun avantajlarından yararlandık. Servis cok hızlıydı, garsonların hepsi genç, saygılı ve çalışkanlardı. Hani arada sırada bizim o masada oturduğumuzu unutup, topladıkları tabak çanakları kısa bir süre icin bile olsa oturduğumuz masaya bıraksalar da, yine de iyi niyetliydiler.

Van Kahvaltı Evi’nin sahibi Van'ın Gevaş ilçesinden gelmiş İstanbul’a. Kısa sohbetimizden edindiğim intibaya göre, hayatta ne istediğini bilen, tuttuğunu koparan, girişken biri. Van kahvaltısının İstanbul’da tutacağı inancıyla, ilk önce Tarlabaşı’nda Taksime yaklaşırken yolun sağ tarafında açmış dükkanını. Bir sene geçtikten sonra, Tarlabaşı’nın problemlerine akıl sır erdiremeyerek kapatmış. Sonra Cihangir’de dükkan açarak İstanbul’a bir şans daha vermek istemiş. İstanbul burjuvası tutmuş Van kahvaltısını. Geçtiğimiz 10 sene Cihangir’in önlenemez yükselişi ile işler iyi gidince, bir dükkan da Nişantaşı’nda acmış Gevaş’lı patron.


Dört dörtlük bir kahvaltı ettik. Bildiğiniz herşeyin yanı sıra, kavurmalı yumurta, murtuğa, kavut, jaji gibi yöresel yemeklerden de tattık. Genellikle otlu peynirin tadını herkes sevmiyor diye kahvaltı tabağına eser halinde koyuyorlarmış. Ben, mutfağa yakın konumum sayesinde otlu peynir porsiyonunu arttırdım. Size de tavsiye ederim.
Bol bol çay icin, otlu peynir yiyin, yöresel yemekleri tadın, muhabbet edin ve Cihangir kalabalığından memnuniyetle ayrılın.

Bay Afiyet
7/6/2010

3 yorum:

elixir dedi ki...

Ben yine fiyat rica ediyorum.2 kişilik bir kahvaltıda ne kadar bir fiyat ödendi.
Biz 3-4 hafta önce kızıltoprak'ta 2 kişi epey bir extra ile 36 lira para ödeyip fiyatı ehven karşılamıştık.
Karşılaştırma yapabilmek adına rica ediyorum.

Bay Afiyet ve Bayan Bal Şeker dedi ki...

Adam başı 20 TL civarında ödedik diye hatırlıyorum

Bay Afiyet.

Yves dedi ki...

Ben daha once gitmştim oraya ve peynirler gercekten cok iyiydi. Ancak bir problem var; porsiyonlar bana kucuk geliyor.Menemen yediniz mi bilmiyorum ama 1 kişinin doyması icin neredeyse 3 tane soylemek gerekiyordu. Onun dısında servis, ilgi, alaka vesaire cok iyiydi.

Related Posts with Thumbnails